Maç başlamış, Okan hoca Gaziantepspor maç kadrosuna yakın bir kadroyla sahaya çıkarttığı oyuncu kadrosuna güveniyor olmalı ki; İcardi ve Osimhen' e ' bekleyin' mesajı vererek takımı sahaya sürdü.

Okan hocayı eleştirenlerin az olmadığı biliniyor. Lakin Okan hoca, her oyuncudan farklı alanlarda opsiyonel olarak yararlanma isteği o kadar güçlü ki; Barış Alper'den bir de golcü bir santrofor yetiştirdiğini görüyoruz. Maşallah Barış Alper önden çekişli iki bin motor gibi rakibe basıp, topu alıyor ve rahatça gol yapıyor.

Lakin karşısında ki rakip hiçte öyle kolay bir lokmaya benzemiyor. On kişi kalmış olmalarına rağmen disiplinli bir şekilde boşluk arayıp, güçlü rakibi karşısında sanki maçı berabere bitirme planları yapıyor. Nitekim ikinci yarının ortalarına doğru defansta eksik yakalanan Galatasaray'a bileti kesebilirlerdi. Günay tehlikeyi farkedip erken çıkınca golü önledi. Denilecektir ki, " golü yemiş olsalar bile öyle mi biter di?"  Ben Galatasaray'ın bu maçı mutlaka kazanacağını düşünenlerdendim. 

Her fırsatta bahsedilen Galatasaraylılık kültürü bu olmalı. 

Okan hoca baktı ki risk var; önce Osimhen'i, ardından İcardi'yi oyuna alınca, birden Rams Park'ın havası değişti. Osimen' in ofsayt golündeki oyun heyecanı takımın havasını değiştirmişken, ardından İcardi ile birlikte Karagümrük kalesine üst üste baskılar geldi. İkinci golden sonra, Gaziantepspor maçında ki gibi, en az üç gol beklentisinde olan taraftarın isteği fazla gecikmedi. Torreira defans oyuncusuna yaptığı presle kazandığı top sonrası direk kaleye vurabilecekken, boşta bekleyen İcardi' ye topu bırakmasının çok büyük bir anlamı olduğu düşüncesindeyim. 

Biz büyük bir aileyiz!

İcardi'nin attığı gol sonrası yaklaşık sekiz aylık bekleyiş sona erdi. İcardi' ile birlikte taraftarın elleri kulaklarında, hep birden ' aşkın olayım..' şarkısı söylendi. Muslera'dan sonra takım kaptanı olan İcardi'nin sempatik ve olgun tavrını ve aidiyet duygusunu attığı golün ardından daha net gördük. Taraftarın tezahürat'ı sonrası gözler Osimhen'i aradı. O da bir insan, onu da besleyen bir egosu var. Nitekim biraz uzaktan izleyerek hissiyatını belli etmemeye çalışsa da bunu en çok İcardi hissetmiş olacak ki, orta sahaya kadar gelip, aldığı topu direk Osimhen'e atmış olmasının tek bir açıklaması olabilir. " Biz büyük bir aileyiz. Hiç dert etme takımın en değerli oyuncularından biri de sensin " mesajından başka bir şey olmamalıydı. 

İşte takımdaşlık ruhu; birlik ve bütünlük duygusu bu olsa gerek; buna da sanırım Galatasaraylılık Kültürü deniyor. Toplumları besleyen en önemli değerlerin başında kültür'ü, kültürel değerleri, birlik bütünlüğü gelmektedir. İşte Galatasaray'ı Galatasaray yapanda bu kültürel değeri, Galatasaraylılık kültürü olduğunu söylemek doğru olacaktır.

Sağlıkla, sevgiyle kalınız.

İlhan Akbulut